mikrop.gen.tr https://www.mikrop.gen.tr Mikrop, Mikrop Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, mikrop.gen.tr Sat, 04 Jun 2016 00:00:00 +0000 Wed, 21 Aug 2019 00:00:00 +0000 60 Göz Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/goz-mikrobu.html Wed, 28 Nov 2018 19:56:32 +0000 Göz Mikrobu, göz konumu itibariyle mikrop kapmaya elverişlidir. Bundan ötürü göz bakımı ve sağlığı dikkatli bir biçimde yapılması gerekir. Gözün mikrop kapmasıyla oluşan rahatsızlıklara Konjoktivit adı verilir. Göz Mikrobu, göz konumu itibariyle mikrop kapmaya elverişlidir. Bundan ötürü göz bakımı ve sağlığı dikkatli bir biçimde yapılması gerekir. Gözün mikrop kapmasıyla oluşan rahatsızlıklara Konjoktivit adı verilir.

Gözlerin sürekli olarak aşırı derecede çapaklanması sonucu göz mikroplarının oluşması, gözlerin doğal olarak mikrop kapmasının da bir başlangıcı olarak görülebilmektedir. Her iki gözde de mikrop kapma olasılığı yüksektir. Burada bir takım şişlikler ve kızarıklıkların görülmesi gözü olumsuz yönde etkilemektedir. Bu benzeri durumlarda rahatsızlığın giderilmesi adına mutlaka bir göz doktoruna görünmek gerekmektedir. Aksi halde ilerleyen süreçlerde geri dönüşü olmayan rahatsızlıklara sebebiyet verebilir.

Göz mikrobu virüsleri ve virüslerden kurtulma yolları

Gözün dış etmenlerden ötürü mikrop kapması ile birlikte konjoktivit olması durumunda genellikle arpacık adı verilen sorun görülmektedir. Bu mikroplara herkesin karşılaşabileceği görülmüştür. Konjoktivit adı verilen virüsleri, arpacık gibi sorunların yanında gözde kuruma, akıntı, çapaklanma, sulanma ve batma gibi rahatsızlıklara da neden olmaktadır. 

Gözün bu virüsü kapması sonucunda meydana gelen enfeksiyonlarda, antibiyotik ile yapılan tedavi kullanılmaktadır. Antibiyotik barındıran birtakım damlalar, gece yatmadan hemen önce antiyobitikli pomadla birlikte gözün içine uygulanarak kullanılır. Bakteriyel faktörlere bağlı olarak meydana gelen konjoktivit, yapılacak olan tedavi sürekli olarak gerçekleştirilse yaklaşık 10 ile 15 gün içerisinde iyileşme göstermektedir.

Gözün içine virüs kaçan kişi bu mikrobu taşıyıcı adı verilen konumda geçmektedir. Bu sebepten ötürü virüsün ortadan kaldırılmasına rağmen geriye kalan 12 günlük dönem içinde virüsün taşıyıcı yeteneği olması, rahatsızlığın devam etmesi ya da başkalarına bulaşabilme tehlikesini taşımaktadır. Böyle bir durumdan ötürü konjoktivit virüsünü barındıran bireylerin özellikle kişisel eşyalarına çok dikkat etmesi lazımdır. Bu bireylerin yastığı, havlusu gibi birtakım özel eşyaları başkaları tarafından korunması gerekir.

Göz problemlerinin bir diğer çeşidi ise adenoviral adı verilen rahatsızlıklardır. Adenovinal virüsü, konjoktivit virüsünün çok daha ötesinde tehlikeli olan mikrobik uyarılarıdır. Adenoviral problemlerde gözde kanlanma, sulanma, ışığa karşı geliştirilen duyarlılık, göz kapağında meydana gelen şişlikler ile kulak çevresinde lenf bezi genişlemesi gibi sorunlar gözlemlenir. 

Adenoviral ile konjoktivit problemlerde göze girmiş olan virüsü ortadan kaldırabilmek için antibiyotik ve kortizonlu madde barındıran damla kullanılır. Adenoviral virüsü neticesinde gözün kornea bölümü de bu virüsten olumsuz bir biçimde etkilenmektedir. Bu hastalığın ortaya çıkan belirtileri ise yaklaşık 7 ile 10 gün sonra görülmektedir. Hastalığın en belirgin belirtileri, korneada oluşan beyaz beneklerin artmasıdır. Bu benekler yaklaşık olarak 2 hafta süresince durur. Virüsün gözün daha derinlere geçmesi durumunda hastalıktan kurtulma süresi daha da uzayabilmektedir. 

Göz mikrobuna karşı bitkisel yöntemler

Mikrop kaçan gözün iyileşmesinde bir takım doğal yollar da kullanılabilmektedir. Göz otu adı verilen bitki yardımıyla gözde görülen yanma sorununu olumlu yönde tedavi edilebilmektedir. Bunun yanı sıra ballı su kullanmak da göz mikroplarına iyi gelmektedir. Papatya suyu sayesinde göz banyosu yapılması da gözde meydana gelen birçok problemin ortadan kalkmasını yardımcı olmaktadır. 

Gözlerde oluşan ağrılarda ise dinlendirici etkileri bulunan bitkiler kullanılabilmektedir. Özellikle yeşil çay, göz sağlığı için kompleks bir biçimde uygulanabilmektedir. Bu sayede gözün ağrılardan tamamıyla kurtulması sağlanır. Kişi bu yöntem sayesinde daha da rahatlamış olarak hissedebilir.

Bahsetmiş olduğumuz bu bitkisel tedavi yöntemi sayesinde gözün mikrop kapmalarına karşın pratik ve basit yollar ile mikroplardan temizlenmesi mümkündür.

Günlük yaşantım]]> Boğazda Beta Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/bogazda-beta-mikrobu.html Thu, 29 Nov 2018 14:21:11 +0000 Boğazda beta mikrobu, ağrıyla ortaya çıkan, ardı sıra ateş ve halsizlikle devam eden bir tür mikrodur. Erken tedavi edilmediğinde, kal romatizması, nefrit gibi hastalıklara yol açıyor. Beta mikrobu, toplumda küçümsenmeyecek ka Boğazda beta mikrobu, ağrıyla ortaya çıkan, ardı sıra ateş ve halsizlikle devam eden bir tür mikrodur. Erken tedavi edilmediğinde, kal romatizması, nefrit gibi hastalıklara yol açıyor. Beta mikrobu, toplumda küçümsenmeyecek kadar çok. Bir şikayeti olmadığı halde taşıyıcı olarak görülebiliyor. Beta mikrobu, havadan veya solunum yolları ile bulaşabilir.Kapalı ortamlarda bu risk daha fazla. Bu esnada bakteri kolayca yatılabilir.Hastanın odasını sık sık havalandırmak gerekir  


Boğazda beta mikrobu belirtileri,

Halsizlik, üşüme, ateş, boğaz arısı gibi belirtiler gösterir. Beta mikrobun da, bademcikler üzerinde beyaz bir zar tabakası oluşur.  Beta mikrobundan şüphelenilir. Bu nedenle hastadan, boğaz kültürü alınır. Ayrıca kan tahlili yapılır. Alınan tahliller ancak üç gün sonra verilebilir. Hastaya tahlil sonucu ile teşhis konulur. 

Beta mikrobunun çok görüldüğü mevsimler, 

İlk bahar ve son bahar aylarıdır. Bu mevsimlerde sıcaklıklar değişken olduğundan, mikrobun yayılması daha kolay oluyor. Ancak yaz mevsiminde yenen dondurmalar, bu oranı artırır. Bağışıklık sistemindeki çatlaklardan faydalanarak oralara yerleşen soğuk besinler neden olur.  

Boğazda beta mikrobu tedavisi,

Beta mikrobu penisiline karşı çok hassastır. Antibiyotik türü penilisin kullanılır. Penisilin tedavisi en az 1 hafta ile 10 gün arası bir sürede verilmesi gerekiyor. Beta mikrobu, bağışıklığı güçlü olan kişilerde yok edilebilir. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde mikrop vücuda yayılır.Hastaların bazen ağızlarından beyaz peynirimsi bir şeyler gelir. Bu durum kronikleşmiş beta mikrobunun habercisidir. Kronik hastaların kesin tedavisi bademciklerin alınmasıdır. 

  Boğazda Beta MikrobuBeta bakterisinin belirtileri:
  • Halsizlik,yorgunluk,bitkinlik
  • Üşüme ve titreme
  • Boğaz şişmesi
  • Bademciklerin üzerinde beyaz bir zar oluşması
  • Yüksek ateş ve fenalık hissi 
    Eğer çocuğunuzda boğaz ağrısı varsa bu durum ihmal edilmemeli, hemen doktora başvurulmalı. Okula giden bir çocuk ise okula gönderilmemeli.Çünkü çabuk bulaşan bir mikrop olduğu için salgına sebep olabilir. 48 saat içinde antibiyotik tedavisine başlanmalı.Doktor kontrolünün dışında antibiyotik verilmemeli.Beta mikrobu etkisini kaybeden bir yapıya sahiptir.Bu durumda taşıyıcıya zarar vermez ama hastalığın yayılmasına neden olur.Tedavi edilmediği müddetçe, kalp romatizması, kalp kapakçıklarında çürüme, vücudun verdiği aşırı savunma nedeniyle böbreklerde oluşan bozukluktur. Çocuğun idrarı kırmızımsı olabilir. Bunun nedeni idrara kan karışmasıdır. Bu durumda muhakkak hasta hastaneye yatırılması gerekir.
]]>
Zatürre Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/zaturre-mikrobu.html Fri, 30 Nov 2018 02:56:59 +0000 Zatürre Mikrobu, İnsanlar üzerinde ciddi rahatsızlıklara neden olan zatürre mikrobu oldukça tehlikeli bir virüs türüdür. Yapılan araştırmalarda ülkemizde enfeksiyonlara bağlı ölümlerde ilk sırada yer almaktadır. Ayrıca Zatürre Mikrobu, İnsanlar üzerinde ciddi rahatsızlıklara neden olan zatürre mikrobu oldukça tehlikeli bir virüs türüdür. Yapılan araştırmalarda ülkemizde enfeksiyonlara bağlı ölümlerde ilk sırada yer almaktadır. Ayrıca ülkemiz de oluşan ölümlere sebep olan hastalıkların beşinci sırasında zatürre mikrobu yer almaktadır. Zatürre hastalığı akciğerlerde meydana gelen bir iltihaplanma türü ve hastalığıdır. Tıp literatüründe pnömoni olarak adlandırılan bu rahatsızlık; Akciğerlere yerleşen bakteri, virüs ve parazitlerden kaynaklı olarak oluşmaktadır. Yapılan araştırmalarda üç farklı tarzda zatürre virüsü tespit edilmiştir. 

Zatürre Mikrobu Çeşitleri ve Etkileri

Akciğerlerde, Alveoller sayesinde oksijen ve karbondioksit değişimini sağlamakta olan hava kesecikleri mevcuttur. Akciğer üzerinde zatürreye neden olan mikrop alveollerin etrafına birikerek bölgesel iltihabın oluşmasına neden olur. İnsan yaşamının devam etmesini sağlayan alveollerin iltihaplanması nedeniyle, hastalık kısa süre içerisinde tedavi edilmemesi halinde kişinin ölmesine neden olabilir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda zatürreye neden olan doksanın üzerinde mikrop türü olduğu tespit edilmiştir. Bu mikropların arasında 23 tane oldukça etkili zatürre virüsü olduğu tespit edilmiştir. Uzman hekimlerin yaptığı araştırmalar neticesinde üç tip zatürre mikrobu tespit edilmiştir. Bunlardan ilki halk arasında fazlaca görülen virüs zatürre sidir. İkincisi daha ağır bir mikrop türü olan laber zatürre sidir. Üçüncüsü ise tedavisi mümkün olmayan ve ciddi bir akciğer hastalığı olan bronköpnomidir. 

Zatürre MikrobuZatürre Mikrobundan Korunma Yolları

Zatürre mikrobunun yayılmasında etkili olan 23 tür etkili virüs türü tespit edilmiş durumdadır. Bu nedenle ülkemizde bu 23 tür virüsün etkilerinden korunmak amacıyla zatürre aşısı olarak bilinen pnömokok aşısı kullanılmaktadır. Bu aşı koruyucu bir etkiye sahiptir ve bu aşı sayesinde mikroorganizmaların zararlı etkilerinden kurtulunur. Bu aşı sayesinde kişinin zatürre mikrobuna karşı direnci attığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ancak bu aşı her bireye uygulanmaz, şayet bir kimsede kronik akciğer rahatsızlığı, kronik böbrek hastalığı, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ve 65 yaş üstü yaşlılar ancak doktor gözetimi ve tavsiyesi ile bu aşı türünü kullanmaktadır. Zatürre mikrobu aşısı yapan kişilerde bu virüse yakalanma oldukça az görülmüştür. Ancak sigara ve alkol gibi zararlı maddeleri sıklıkla kullanan kişilerde bu rahatsızlığa yakalanmanın oldukça fazla olduğu tespit edilmiştir. 

Zatürre Mikrobunun Bulaşıcı Etkisi

Yapılan araştırmalarda zatürre mikrobunun bulaşıcı bir hastalık türü olduğu ortaya çıkmıştır. Hakeza bu mikrobu alan herkes de bu rahatsızlık ortaya çıkmaz. Kimi kişilerde zatürre mikrobu hafif öksürük ve ateşlenme ile atmaktadır. Kimi hastalar dinlenerek ve bir kısım ilaçlar ile bu hastalıktan kurtulmaktadır. Zatürre mikrobu ciddi bir hastalık olmasına rağmen virüslerin vücuda girmesi ile hemen kişiyi etkilemez. Virüs mikrobu bazen sıcağın etkisi ile bozulan yiyeceklerde, egzoz gazında, kirli sularda zatürre virüsü vücuda taşınmaktadır. Ayrıca zatürre mikrobu daha önce bu hastalığı geçiren bir kişinin kaşık, tabak veya çatalını kullanmasından kaynaklı olarak kişiden kişiye geçmekte olup bulaşıcı bir özelliğe sahiptir. 

Zatürre Mikrobu Hastalığı Belirtileri

Kişinin ciddi anlamda yaşam kalitesi düşer ve gribe yakalanıldığı hissine kişi kavuşur. Ayrıca şiddetli baş ağrısı, üşüme, titreme, soluma bozukluğu, yorgunluk, dalgınlık, baş dönmesi, az idrara çıkmak, ciddi öksürük ve yüksek ateş ciddi zatürre mikrobunun yayılması ve zatürre hastalığına yakalanma belirtileridir. Zatürre hastalığına yakalanan kimsede ani bir şekilde üşüme, titreme 39- 40 derece kadar ateşlenme görü]]> Mikrop https://www.mikrop.gen.tr/mikrop.html Fri, 30 Nov 2018 11:41:11 +0000 Mikrop, tek hücreli küçük canlılardır. Çeşitli hastalıklara sebep olurlar, öte yandan zararsız mikroplarda vardır. Tıpta mikropların çok önemli yeri olduğu için sırf mikroplarla uğraşmak için, mikrobiyoloji kolu alanl Mikrop, tek hücreli küçük canlılardır. Çeşitli hastalıklara sebep olurlar, öte yandan zararsız mikroplarda vardır. Tıpta mikropların çok önemli yeri olduğu için sırf mikroplarla uğraşmak için, mikrobiyoloji kolu alanlar kurulmuş. Canlı varlıklarda olan mikroplar bünyeli ve yaptıkları işler bakımından incelenmesi, bunların çeşitli şekilde sınıflandırılmasına yol açmıştır. Bazı mikroplar ise bitkiler âlemin den sayıldı, diğer bir kısım mikroplar ise hayvanlar âlemin den olduğu görüldü. Mikroplar diğer canlılarla olan ilişkileri bakımından hatalık yapan mikroplardır. Hastalık yapmayan mikroplar ise çürümekte olan canlıların üzerinde yaşayan çürüksel mikroplardır. Ortak yaşayan mikroplar diye  gruplandırılabilir. Bazı mikroplar ise bağımsız yaşayabilir. Zararsız mikroplar ise çürümeye mayalanma olayını gerçekleştirir. Buna göre zararlı mikroplar üç kısıma ayrılır;

MikropZararlı mikroplar:

Kok mikroplar, Bir çok çeşidi vardır. Başlıca çeşitleri mikrokok, diplok ve steptokok dur. Kok mikroplar grubuna giren bu çeşitli mikroplar arasında yara yapanlar bulunduğu gibi  kızıl, yılancık vb gibi hastalıklara sebep olur.

Basil mikroplar, Çomak biçinde olan mikroplardır. Günümüzde olarak basil sözü de çomak olarak bilinir. Bazı basil mikroplar dış etkilere karşı dayanıklı bazıları ise dayanaksız olurlar. Veba, tetnos, tifo vb gibi hastalıklara sebep olur.

Vibtiyon mikroplar, Bu mikroplar ise titrek be kıvırık mikroplardır. Bunların içimden en önemlisi ise kolerayı yapan vibriyondur.


Faydalı mikroplar:

Bazı mikroplar insanlarda hastalık yapmadığı için faydalı da olur. Bunlardan bazıları organik maddelere karşı etki yaparak 'mayalanma' dediğimiz olaya yol açarlar. Bazıları ise çürütmeye sebep olur. Böylece ölmüş bitkileri çürüten bu mikroplar toprağın tabii olarak gübrelenmesini, daha verimli olur. Üzümün şarap ve sirke olması, sebzelerin ise turşu haline gelmesi, sütün peynir ve yoğurt haline gelmesi hep bu çeşit mikropların sayesinde olur.

Mikropların bulaşması: 

Mikroplar, insanlara çok çeşitli yollarla bulaşır. Sinek, bit, fare gibi hayvanların yanı sıra, İnsanlarında mikropların bulaştırılmasında büyük rolü vardır. Hasta bir insandan sağlam bir insana mikrop bulaşacağı bilinen bir gerçektir. Ancak bazı insanlar kendileri hasta olmadıkları halde, bazı hastalıkların bulaşmasında aracı olurlar. Bu gibi kimselere, portör taşıyıcı denir. Hastalık taşıyıcılarının, kendilerinde hastalık belirtisi görülmediği İçin kiminde portör olduğunu, kiminde olmadığını anlamakda zordur.

]]>
Gözün Mikrop Kapması https://www.mikrop.gen.tr/gozun-mikrop-kapmasi.html Sat, 01 Dec 2018 10:28:32 +0000 Gözün mikrop kapması, özellikle çok hassas bir organ olması dolayısı ile çok kolaydır. Özellikle mevsim değişimlerinde ve yeterli temizlik sağlanmadığında göz çok kolay mikrop kapar ve bu durum çeşitli hastalıklara sebep Gözün mikrop kapması, özellikle çok hassas bir organ olması dolayısı ile çok kolaydır. Özellikle mevsim değişimlerinde ve yeterli temizlik sağlanmadığında göz çok kolay mikrop kapar ve bu durum çeşitli hastalıklara sebep olur.

Nasıl Tedavi Edilmelidir

Gözün mikrop kapması, durumuna bağlı olarak en çok karşılaşılan hastalıkların başında konjoktivit gelmektedir. Buna kornea iltihabı da denilebilir. Gözde kızarıklık yanma sulanma kaşıntı şeklinde başlayan hastalık zaman zaman göz nezlesi ile karıştırılsa da dikkat edilmezse istenmeyen sonuçlara sebep olabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Vakit kaybetmeden bir hekime başvurmak ve antibiyotik tedavisine başlamak gerekir. Gözde ayrıca mikrobik durumlarda karşılaşılan bir diğer hastalık da halk arasında arpacık olarak bilinen hastalıktır. Üst veya alt göz kapağında kızarıklık ve şişlik ile belirlenen hastalığın tedavisi için antibiyotik içerikli krem veya damlalar kullanılarak tedavisi yapılır. Arpacık hastalığı bazen ısrarcı olabilir bu durumda bir oftalmoloji cerrahı tarafından cerrahi müdahale ile alınması gerekebilir.

Gözün Mikrop KapmasıNasıl Bulaşır

Gözün mikrop kapması, durumunda, mikrobu kapan kişi taşıyıcı durumuna geçmiş olur. Gözüne dokunduktan sonra hastalığı elleri yardımı ile bulaştırması olasıdır. Bu durumda ellerin sık sık yıkanması ve tensel temaslardan uzak durmak gerekir. Göz hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde temizlik en önemli unsurlardan biridir. Tedavi yöntemleri olarak doğal bitkilerden faydalanmak mümkün olsa da mutlaka bir hekime danışmakta fayda vardır.
]]>
Bebeklerde Kanda Mikrop Neden Olur https://www.mikrop.gen.tr/bebeklerde-kanda-mikrop-neden-olur.html Sat, 01 Dec 2018 11:49:31 +0000 Bebeklerde Kanda Mikrop Neden Olur, Kan zehirlenmesi olarak bilinen ve sık rastlanan bir hastalıktır. Tıp dilinde septisemi olarak bilinir. Enfeksiyon kaynaklı olabileceği gibi kandaki bakterilerin çoğalması sonucu da oluşabili Bebeklerde Kanda Mikrop Neden Olur, Kan zehirlenmesi olarak bilinen ve sık rastlanan bir hastalıktır. Tıp dilinde septisemi olarak bilinir. Enfeksiyon kaynaklı olabileceği gibi kandaki bakterilerin çoğalması sonucu da oluşabilir. Sadece belirli bir bölgede oluşan bir sorun değildir. Eğer müdahale edilemez ise tüm vücuda yayılma ihtimali vardır. 

Kanda mikrop oluşmasını birkaç sebep ile örneklendirelim:
  • İdrar yolunda meydana gelen iltihaplanma 
  • Apselerin bilinçli patlatılması yada darbe alması
  • Bademciklerde bakterilerin birikmesi
  • Karaciğer enfeksiyonu
  • Bağırsak iltihabı
Bebeklerde Kanda Mikrop Neden OlurGenel olarak belirtileri:
  • Halsizlik hissi
  • Kalp atışarının hızlanması
  • Yüksek ateş
  • Şok
Bilindiği üzere vücudun hangi bölgesinde enfeksiyon yada iltihaplanma olursa olsun antibiyotik tedavisi uygulanır. Elbette rahatsızlığın safhalarına göre tedavi durumu değişiklik gösterebilir. Çocuk yaş grubunda özellikle erken doğum, doğum kilosu düşük bebeklerde, hastanede uzun süreli tedavi görülmesi sonucu, bağışıklık sistemi zayıf olan bünyelerde görülme olasılığı çok yüksektir. Sepsise sebep olan mikrop damlacıkları hastanın öksürmesi sonucu ortama yayılır ve bu şekilde bulaşma olasılığı vardır. Bunun yanı sıra temizlenmeyen yiyecekler, kirli su içilmesi, ellerin temiz olmaması, bütünlüğü bozulmuş deri yoluyla ve kan yolu ile bulaşabilir. Belirtiler yaşa ve etki gören organlara göre değişiklik gösteriyor. Örneğin küçük bebeklerde huzursuzluk, iyi emmeme, vücut ısısında düşüklük, karında şişlik, kusma gibi belirtiler görülürken, daha büyük çocuklarda beyin fonksiyonlarında bozulma, hormon dengesinde bozulma, kanama görülebilir. Kan basıncının düşmesi sonucu şok ve koma hali görülebilir. Tanı konulan hastaların hemen hastaneye yatırılması gerekir. Hastalığın durumuna göre antibiyotik tedavi başlatılır. Hastanın sıvı ihtiyacı ve uygun beslenme yöntemi belirlenir. Hastalık bağışıklık sisteminin normale dönüp dönmemesine bağlı olarak ciddi bir süreçtir. 
]]>
Verem Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/verem-mikrobu.html Sun, 02 Dec 2018 08:44:24 +0000 Verem Mikrobu, Oldukça ciddi rahatsızlıklara neden olan verem mikrobu bir çok ciddi hastalığı yanında getiren bir virüs türü olan verem mikrobu, verem hastalığının oluşmasında etkili olan bir mikrop türüdür. Verem rahatsı Verem Mikrobu, Oldukça ciddi rahatsızlıklara neden olan verem mikrobu bir çok ciddi hastalığı yanında getiren bir virüs türü olan verem mikrobu, verem hastalığının oluşmasında etkili olan bir mikrop türüdür. Verem rahatsızlığı tüberküloz olarak bilinen bir hastalık türüdür. Verem mikrobu Mycobacterium tuberculosis complex olarak adlandırılan bir tür mikro bakteri gurubu tarafından oluşmaktadır. Verem mikrobu sürekli kendisini yenilemesinden dolayı hastanın bağışıklık sistemini çökerten bir yapıya sahiptir. Verem mikrobu öncelikle Akciğerlerde hastalık belirtilerini gösterir zaman içerisinde kemikler, beyin, böbrek, eklem, sindirim sistemi organ ve uzuvları etkileyerek omurga sistemini etkileyecek ciddi bir rahatsızlık türüdür. Dünya üzerinde yapılan araştırmalarda verem hastalığı bir kısım tedavi yöntemleri ile tedavi edilmektedir. Ancak bu rahatsızlık ve verem mikrobu hala bir çok coğrafya da görülmektedir. Tüm dünya nüfusunun yaklaşık olarak üçte biri verem mikrobu ile karşı karşıya kalır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan araştırmalar neticesinde verem mikrobu en fazla Güneydoğu Asya, Hindistan, Endonezya, Çin ve Batı Pasifik bölgesinde görülmektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalar neticesinde  verem savaş kliniklerine verem mikrobundan kaynaklı ciddi anlamda kişinin başvurduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalarda bu rahatsızlığın çoğunlukla erkeklerde görüldüğü ve sıklıkla Akciğer hastalarında etkili olduğu gözlemlenmiştir. Sıklıkla bu rahatsızlık türü erken teşhis edilmesi halinde kişinin rahatsızlığının ortadan kalktığı gözlemlenmiştir.

Verem MikrobuVerem Mikrobu Nasıl Bulaşır,

Verem mikrobu çoğunlukla efekte olmayan ortamlarda hava yolu ile kişiye bulaşmaktadır. Verem mikrobu akciğerlerin etkisi ile kişide oluşan balgam üzerinde yapılan tahliller yada kan yoluyla alınan örnekler tarafından tespit edilmektedir. Bunun yanında akciğerler nefes alış verişi sırasında öksürme, hapşırma ve konuşmak gibi nedenlerden dolayı mikropların havaya saçıldığı görülmüştür. Sağlıklı olan bireyler bu mikropları nefesleri yardımıyla alır. Böylelikle kişi verem mikrobunu bünyesine almış olur. Yapılan araştırmalarda ailesinde verem hastalığı görülen kişilerde bu rahatsızlığa yakalanma oranı oldukça fazladır. Solunum yoluyla alınan verem mikrobu zamanla enfeksiyona neden olur. Bu durum bir hastalık durumu değildir. Böylesi durumda hastanın bünyesinde pasif olarak verem mikrobu yer alır. Ancak vücudun direncinin düşmesi halinde verem mikrobu ciddi anlamda kişinin rahatsızlanmasına neden olur. Tüberküloz rahatsızlığına kişinin yaşamı boyunca yakalanma ihtimali oldukça yüksektir bununla birlikte verem mikrobu 2- 3 hafta tedavi edilmesi halinde vücuttan atılması sağlanmaktadır. 

Verem Mikrobuna Yakalanma Riski Olanlar,

Yapılan araştırmalarda verem mikrobu sağlıklı kişilerde fazla görülmemektedir. Ancak daha önce hastalıklar ile karışlaşan kimselerde, sigara fazlaca tüketen kimselerde ve yaşı küçük olan 0 - 5 yaş grubu bireylerde bu mikrop türünün yayıldığı fazlaca görülmüştür. Verem mikrobunu bünyesinde bulunduran diyabet, HIV, Lösemi, kronik böbrek yetmezliği, hemodiyaliz, lenfoma gibi rahatsızlığı olan kimselerde verem mikrobunun daha fazla yayıldığı görülmüştür ve bu hastalar birinci dereceden verem mikrobundan etkilenmektedir. 

Verem Mikrobunun Belirtileri,

Öncelikle kişide ciddi bir rahatsızlık görülmez ancak zaman içerisinde sessizce ilerleyen hastalık zamanla ilerler. Akabinde solunum sisteminde bir kısım olağan dışı semptomlar görülür. Verem mikrobunun ilerlemesiyle sürekli kuru öksürük oluşur ve bu öksürük Akciğerlerde oluşan yıkımın habercisidir. Bu dönemde organ ve dokulara tutulan verem mikrobu zamanla organ ve dokuya tutulur. Bir çok hastada gece terleme, ateşlenme, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çabuk yorulma ve çocuklarda kilo almama]]> Mikrop Çeşitleri https://www.mikrop.gen.tr/mikrop-cesitleri.html Mon, 03 Dec 2018 07:49:37 +0000 Mikrop Çeşitleri, canlıların gelişiminin araştırılmaya başlandığı kısacası mikroskobun icadından itibaren araştırılan bir konudur. Mikroplar gözle görülemeyecek kadar küçük tek hücreli canlılardır. Dünyanın he Mikrop Çeşitleri, canlıların gelişiminin araştırılmaya başlandığı kısacası mikroskobun icadından itibaren araştırılan bir konudur. Mikroplar gözle görülemeyecek kadar küçük tek hücreli canlılardır. Dünyanın her yerinde özellikle steril edilmemiş her ortamda milyonlarca mikrop yaşamaktadır. 

Mikrop Çeşitlerini Hangi Bilim Dalı İnceler:

Mikrop çeşitleri, mikrobiyoloji bilimi ile incelenir ve araştırılır. Günümüze kadar tespit edilen milyonlarca mikrop türü vardır. Mikropaleantolojistler tarafından tespit edilen bir o kadar da artık var olmayan nesli tükenen mikrop çeşidi vardır. Mikroplar amipler, kamçılılar, sporlular, mikroskobik mantarlar olarak sınıflandırılabilir. İnsan vücudunda hastalık meydana getiren mikrop türleri olduğu gibi, bedenin normal florası içinde çalışan ve yaşam için faydalı olan mikrop türleri de vardır.

Mikrop çeşitleri, üzerinde araştırma yapan bilinen ilk bilim insanlarının başında Pasteur gelir. Bira mayasının kimyasını değiştirerek kuduz mikrobunu geliştirmiştir. Henüz elektron mikroskobunun icat edilmediği yıllarda, kadavra ve kanlı üzerinde deneyler yaparak mikrop türlerini incelemiş ve omurilik üzerinde en hızlı mikrop gelişimini gözlemiştir.

Mikrop ÇeşitleriBaşlıca Mikrop Çeşitleri:

Canlılarda yaşayan mikroplar: Bu mikrop türleri canlı organizmalar üzerinde yaşayan, gözle görülemeyecek kadar küçük canlılardır. Canlı organizmaların üzerinde yaşarken hastalık oluşturabileceği gibi bedenin normal florasında zarar vermeden de yaşayabilen mikrop türleri vardır. Bazı mikrop türleri ise canlı ( invivo) ortamda yaşarken vücut direncinin düşmesi durumunda atağa geçip hastalık oluşturabilirler. Mantarlar vücudun normal florasında yaşayabilen mikroorganizmalar dır. Özellikle kandida familyasına sahip olan mantarlar beden içinde normal şartlar altında yaşamını sürdürürken vücut direncinin düşmesi durumunda atağa geçip çeşitli hastalıklara yol açarlar.

Leşcil mikroplar: Leş üzerinde yaşayan mikrop türleridir. Genellikle sporla üreyen veya bölünerek çoğalan mikrop türleridir. Ölü organizma üzerinde yerleşince leş üzerinden beslenirler ve bu beslenme sırasında organizmanın çürümesini hızlandırırlar. Leşcil mikroorganizmalar beslendikleri süre içinde şiddetli gaz salgılarlar ve bu durum leş üzerinden şiddetli kötü kokular çıkmasına sebep olur. Leşcil mikropların leş üzerine yerleşmesi ve beslenmesi ortam ısısı ve oksijenle temas ile doğru orantılıdır. Mikroorganizmaların bulunduğu ortam ne kadar sıcak ve oksijen oranı ne kadar yüksekse o kadar çabuk yayılır ve çürümeyi hızlandırırlar.

Ortak yalayan mikroplar: Bu tür mikroplar canlı ve cansız organizmalarda yaşayabilirler. Çeşitli maya türleri bu gruba örnek gösterilebilir. Özellikle labaratuvar ortamlarında kültür ekimleri yaparken kullanılan canlı (invivo) cansız (invitro) besiyerlerine ekim yapılırken yardım alınan mikrop türleri bu grupta gösterilebilir. Bir çok bakteri türü ortak yalayan mikrop grubuna girebilir özellikle a grubu aneorob ve aerob bakteriler bu grupta gösterilebilir. İnsan vücuduna girdikleri anda şiddetli enfeksiyonlara yol açabilirler.

Günümüz mikrobiyoloji dünyasında mikropların çeşitlenmesi ve her birinin tek tek sınıflandırılması neredeyse imkansız olduğundan mikroplar; üreme şekline göre, beslenme şekline göre, yaşadığı floral sisteme göre ancak sınıflandırılabilirler. 

Mikropları İnceleyen Bilim Dalları:

Mikrobiyoloji: Bütün mikrop türlerini inceleyen genel bilim dalıdır.

Viroloji: Virüsleri inceleyen bilim dalıdır.

Bakteriyoloji: Bakterileri inceleyen bilim dalıdır.

Mikropaleantoloji: Tükenmi]]> Grip Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/grip-mikrobu.html Mon, 03 Dec 2018 16:47:30 +0000 Grip Mikrobu, insanlar tarafından pek önemsenmemektedir. Fakat bu mikrop özellikle çocuklarda ve altmış beş yaş üstü yaşlılarda oldukça tehlikelidir. Grip mikrobu çabuk bir şekilde bulaşır, bir çok zaman sağlıklı bir kiş Grip Mikrobu, insanlar tarafından pek önemsenmemektedir. Fakat bu mikrop özellikle çocuklarda ve altmış beş yaş üstü yaşlılarda oldukça tehlikelidir. Grip mikrobu çabuk bir şekilde bulaşır, bir çok zaman sağlıklı bir kişiye bir başkasından bulaşır ve hızla yayılır.

Girip mikrobu solunum yolu hastalıklarından biri olduğu için hava yolu ile sağlıklı kişilere kolaylıkla geçer, solunum yollarına yerleşerek çoğalır ve vücudun diğer bölgelerine de yansır. Özellikle kışın soğuk havalarda sıkı giyinerek ve kalabalık ortamlardan uzak durarak mikrop kapmış kişilerden bulaşmasını önleyebiliriz. Ayrıca grip aşısı da yaptırarak korunma sağlanabilir, grip tedavisi mümkün bir hastalıktır.

Grip mikrobu hastalığın ilerleyişine göre farklılık gösterebilir. Grip mikrobunu sürekli farklılık göstermesi grip aşısı olmuş kişiler de yüzde yetmiş oranında azalma gösterir. Grip mikrobu günlerce havada asılı kalabiliyor mesela grip mikrobu kapmış bir kişinin öksürme ve hapşırması dolaysıyla kaldığı odaya üç gün sonra girilse bile mikrop kapılabiliyor.

Grip mikrobu sağlıklı bir insana bulaştıktan sonra hemen iki gün içinde çoğalır ve yaygınlaşır. Grip mikrobu insan vücudunda gözde yaşarma, aksırma, ateş, burun kaşıntısı ve hapşırma ile kendini belli eder.Grip Mikrobu

Grip mikrobu tedavisi vücuttaki rahatsızlıkların düzeltilmesi için kullanılan ilaçlarla sağlanır, nitekim grip mikrobunun henüz tam anlamda tedavisi yoktur. Bu durumda doktor ateş düşürücü, ağrı kesici ve solunumu kolaylaştırıcı ilaçlar verir.
]]>
Ağız Mikropları https://www.mikrop.gen.tr/agiz-mikroplari.html Tue, 04 Dec 2018 11:45:48 +0000 Ağız Mikropları: Ağız hijyeni açısından ağız mikropları daha büyük önem taşır. Ağız mikroplarının sadece ağzımıza değil bütün vücudumuza zararı olduğu ve ciddi problemleri yol açtığı senelerce bilinmektedir. Di Ağız Mikropları: Ağız hijyeni açısından ağız mikropları daha büyük önem taşır. Ağız mikroplarının sadece ağzımıza değil bütün vücudumuza zararı olduğu ve ciddi problemleri yol açtığı senelerce bilinmektedir. Diş hekimleri de ağızdaki mikropların diş eti yolu ile kana karıştığını ve kalbe geçebildiği düşüncesinde birleşmişlerdir. Bu nedenle diş eti iltihabı yüksel oranda hastalara kalp kapakçığı iltihabı olması riski taşıdığı için antibiyotik yazarlar.

Ağız mikroplarının, diş eti iltihaplanması sonucu kanser türleri ile de bağlantılı olduğu söylemektedirler. Sağlıklı bir ağız sağlıklı bir vücudun başlangıcıdır. Ağız mikropları vücudumuzda ikinci enfeksiyona ve kronik iltihaplanmaya sebep olabilirler. 

Ağız mikropları yani bakteriler ancak mikroskopla görülebilen çok küçük canlılardır. Bunlarda diğer hayvanlar gibi beslenen ve çoğalan canlılardır, mikropların diğer bir adı da bakteridir. Ağız mikropları bakterileri aslında  bizim için zararlı değildirler ve bu kadarla da kalmaz, beslenmemiz için onlara gereksinimde duyarız. Bu organizmalarla da bir ortak yaşam halinde yaşarız. Bizim için bu mikroplar bir çeşit ön sindirim yapmakta olmakla beraber yukarıda da bahsettiğim gibi çok zararlı da olabilmektedirler. Bu mikroplar beslenmek ve çoğalabilmek için yuvalamaya ihtiyaç duyarlar, tükürüğümüzde oldukça fazla sayıda bakteri (mikrop) bulunur. Bu mikroplar ağız organlarına ulaşamayacak şekilde tükürük içinde süspansiyon halinde ve tükürükle kaplanmış olarak bulunurlar. Bu durumda oldukça zararsızdırlar, yediğimiz yiyecekleri kimyasal reaksiyonlardan ayırdıkları ve besleyici maddelere çevirdikleri için sindirime yardımcı olurlar.

Ağız mikropları diş hastalıklarına da sebebiyet vermektedir. Özellikle diş aralarında kalan besin artıkları onlar için yeterince besin bulundurur. Bu besin maddelerini yiyen bakteri yani mikroplar diş etlerine yerleşmiş olmalarından dolayı kendi artıklarını da oraya bırakırlar. Bu  şekilde diş aralarında asitleşme oluşur ve diş çürümelerine sebep verir.Ağız Mikropları

Ağız içi ortamı mikropların yaşamlarını sürdürebilmeleri için uygun bir besi yeri oluşturur. Ağız uygun şekilde temizlendiğinde bu mikropların sağlığa zarar vermesi söz konusu değildir.Geceleri mikroorganizmaların sayısı en üst düzeye çıkar, diş çürümelerini önlemek için mutlaka yatmadan önce ağız temizliği yapılmalıdır. Sabah kalktığımız zaman mikroplar en yüksek seviyede bulunur, kahvaltı, diş temizliği ağzı çalkalama ile tekrar en düşük seviyeye gelirler. Ağız mikropları ağız sağlığına dikkat edildiği sürece zararsızdırlar.
]]>
Diş Mikropları https://www.mikrop.gen.tr/dis-mikroplari.html Wed, 05 Dec 2018 08:27:58 +0000 Diş Mikropları, Bakteri ve virüsler ancak mikroskop altında görülen çok küçük olan canlı varlıklardır. Bu küçük canlıların bir çok küçük tür ve çeşidi bulunmaktadır. Genellikle ağız sağlı mikrop başlığı altı Diş Mikropları, Bakteri ve virüsler ancak mikroskop altında görülen çok küçük olan canlı varlıklardır. Bu küçük canlıların bir çok küçük tür ve çeşidi bulunmaktadır. Genellikle ağız sağlı mikrop başlığı altında toplanan bakteri yapılar nedeniyle rahatsızlığa neden olmaktadır. Aslında bakteriler bizim için zararlı canlılar değildir ancak bu küçük canlılar bir kısım virüsler ile tepkimeye girerek ağız sağlığına zarar vermektedir. Aslında dişte oluşan mikroplar, ağız, diş ve diş etine yapışan zararlı bakteri ve yapıların zaman içerisinde çoğalmasıyla kişinin sağlığını bozmaktadır. Diş üzerindeki bu yapılar zamanla diş minesine zarar vererek diş çürümesi ve damak yapısında ağrılara  neden olmaktadır. Ağız yoluyla alınan bir kısım besin niteliği taşıyan asitli içecekler, şekerli gıdalar nedeniyle diş çürümeleri görülür. Bu diş çürümeleri nedeniyle ağızda akıl almaz kokular oluşur ve ilerleyen dönemlerde damak eti, diş minesi ve damak yapısı ciddi anlamda etkilenir. Bir kısım yiyecekler de bulunan yiyecekler kimyasal reaksiyonlara girerek sindirim sistemi üzerinde ağız sağlığının etkilenmesine neden olmaktadır. 

Diş MikroplarıDiş ve Ağız Hastalıklarına Neden olan Mikroplar
Ağız sağlığımızın bozulmasına neden olan bir kısım mikroplar diş hastalıklarının oluşmasına neden olmaktadır. Bu diş hastalıklarının oluşmasında zararlı virüs ve bakteriler etkin rol oynamaktadır. Ağzın içi nem, ısı, besin ve yurt bulmalarından kaynaklı olarak bakteriler ideal bir ortamda büyüme imkanı bulurlar. Özellikle diş araları ve diş fisürlerinde kalan besin artıkları zamanla bu bakterilerin çoğalmasını sağlar. Dişlerin arasına giren ve yerleşen bu bakteriler diş minesi, diş ve diş etlerine etki ederek ağız sağlığının bozulmasına neden olur. Bu bakteriler diş dokusu üzerinde asitsi yapısı nedeniyle aşınmaya neden olarak diş çürümesi ve bununla birlikte koku oluşumuna neden olur. Şayet diş mikropları yok edilmediği taktirde zamanla diş sağlığı bozulur bu çürükler nedeniyle diş eti hastalıkları ve diş kayıplarına neden olur. 

Bakterilerin Diş Mikroplarını Yayması Üzerindeki Etkileri
Diş minesi bakterilerin üretmiş olduğu kimyasal etkiler ile çözünür. Ancak bu süreç yavaş yavaş ilerlemesinden dolayı hasta bu durumu hemen fark etmez. Dişin mine kısmı çözülmesinde mikropların yoğunlukla yayılmasını sağladığı dentit liflerinin uçları açık kalır. Bu uç kısımları mikroplar yiyerek bitirir. Zamanla diş dentinin içerisine girerek kanal yardımı ile dentit lifleri ile kendisini besler. Bu dönem aralığında alınan asitli içecekler yardımı ile bakteriler güçlenerek diş üzerinde ağrıyla birlikte çürükleri oluşturur. Bu çürük bölgede koku oluşumuyla birlikte iltihaplanma oluşur. Zamanla diş kaybedilir ancak diş bölgesine etki eden bakteriler zaman içerisinde damak yapısı, diş eti ve çene kemiği gibi rahatsızlıklara neden olur. 

Diş Mikropları Tedavi Yöntemleri
Birçok kişi ağız kokusu ve diş çürümesinden kaynaklı olan ağrılardan şikayetçidir. Aslında bunun oluşmasında en önemli etken diş mikroplarının ciddi anlamda yayılmasından kaynaklıdır. Diş mikropları düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve zararlı bakterileri ortadan kaldıran gargaralar yardımıyla diş mikroplarından kurtulunur. Şayet bir kimsede diş çürümesi, diş eti hastalığı veya ağız sağlığı hastalıkları bulunmakta ise konu uzman diş doktoruna bildirilmelidir. Şayet bölgesel bir temizlik ya da dolgu tedavisi uygulanacak ise uzman diş doktoru bu defa kanal tedavisi veya dolgu tedavisi yöntemi ile diş mikroplarını ortadan kaldırır. Şayet diş  kurtarılmayacak düzeyde ise diş çekimi yapılarak kişinin ağrılardan korunması sağlanır. Diş mikropları bu tedavi yönteminden tam anlamıyla kurtulması amacıyla uzman hekim bir kısım ilaç  tedavileri uygular. Uzman hekimin tavsiyesiyle verilen bu ilaç tedavileri harfiyen yerine getirilmesi halinde kişinin diş mikroplarından s]]> Elimizdeki Mikroplar https://www.mikrop.gen.tr/elimizdeki-mikroplar.html Wed, 05 Dec 2018 18:24:10 +0000 Elimizdeki mikroplar, çok çeşitlidir. Peki bu kadar mikrop nereden geliyor elimize Tabiki temas ettiğimiz dış çevreden. Her gün metroda, otobüste, tuvaletlerde, kapı kollarından, el sıkıştığımız kişilerden vb. birçok noktad Elimizdeki mikroplar, çok çeşitlidir. Peki bu kadar mikrop nereden geliyor elimize Tabiki temas ettiğimiz dış çevreden. Her gün metroda, otobüste, tuvaletlerde, kapı kollarından, el sıkıştığımız kişilerden vb. birçok noktadan elimize mikrop bulaşmakta. Elimizde bulunan mikroplara geçici mikroorganizmalar denilebilir. Peki elimizdeki mikropların türü ve zararı nedir bakalım. 

Elimizdeki mikropların türleri

Ellerimize bulaşan ve ellerimizden çevreye bulaştırdığımız mikroplar; bakteriler, mayalar, küfler ve çeşitli mantarlardır. Örneğin grip olmuş biri otobüste eline aksırıp sonrada o eliyle bir yeri tuttuğunda oraya mikrop bırakır. Bizde elimizle ayın yeri tuttuğumuzda grip mikrobunu kendimize almış oluruz. Daha sonrasında elinizi gözlerinize yada ağzınıza götürdüğünüzde grip mikrobunu vücudumuza almış oluruz. Bu basit olan bir örnek. Elimizdeki mikrobun türü daha tehlikeli de olabilir. Bir hasta ziyaretine gittiniz ve ellerinizi yıkamadan hasta ile temas kurdunuz. Hasta kişi zayıf olan bünyesi ile ellerinizden o mikrobu aldığında daha ileri bir rahatsızlığa yakalanabilir. Hasta odalarında mutlaka el dezenfeksiyon sıvıları olmalıdır. Kolera, diyare ve verem gibi rahatsızlıkları da ellerimizden doğru bulaştırabiliriz. Günümüzde ellerimizdeki mikropların çoğuna karşı dirençli hale gelen vücudumuz bazen zayıf düşebilmektedir. Mikroplar sadece dışarılarda bulaşmazlar. Yiyecek işi ile uğraşıyorsanız eldivensiz çiğ bir et doğradığınız zaman elinize etten doğru bakteri bulaşacaktır. Bu olay çok basit görünmekte değil mi Eti doğrayan kişi elini yıkamadan masaya gidecek pişmiş bir ürüne temas ederse elindeki bakteriyi de yiyecekle beraber masaya gönderir. Bu durum gıda zehirlenmesine kadar gidebilir. Bu olayı biz evimizde kendimize de yapabiliriz. Ellerimizdeki bakterilerden kendimizi ve çevremizi korumak için çok basit tedbirler alabiliriz. Bunlar şöyledir;
  • Özellikle tuvaletten sonra yıkamalıyız. Çünkü taharetlenme söz konusu olabilir. Tuvaletten çıkarken de kapıyı peçete ile tutup açıyoruz. Sizden önce çıkan kişi mikrop bırakmış olabilir.
  • Yemek hazırlamadan önce eğer çiğ ürünlere dokunmuş isek mutlaka yıkıyoruz. 
  • Makyaj yapacaksanız eğer yüzünüze gözlerinize dokunmadan önce yıkıyoruz. Ellerimizdeki mikropları gözlerimize bulaştırıp enfeksiyon oluşturabiliriz.
  • Hasta kişilerle tokalaşmadan önce yada yolda karşılaştıysanız sonrasında mutlaka yıkanmalı.
  • Evin dışında yada evde hayvan sevdikten sonra.
  • Para saydıktan sonra. Mikropların en çok yayıldığı yerlerden biri paralardır.
Elimizdeki MikroplarEllerimizdeki mikroplardan kurtulmak için sadece su ile yıkamak yeterli olmayacaktır. Mutlaka 15-20 sn kadar parmak araları ve avuç içleri dahil sabun ile yıkanmalıdır. Yıkamadan sonra kağıt havlu ile kurulama yapılmalıdır. Daha sonrasında mümkünse el dezenfeksiyon sıvısı kullanmak gerekir. Unutmayın sağlık ellerimizde.
]]>
Gebelikte Kanda Mikrop Çıkması https://www.mikrop.gen.tr/gebelikte-kanda-mikrop-cikmasi.html Wed, 05 Dec 2018 19:29:29 +0000 Gebelikte Kanda Mikrop Çıkması, gebelikte %10 civarı bayanda rastlanılan bir durumdur. Hem hamileliği hemde bebeği büyük derece de etkiler. Gebelikte bebek ölümlerine kadar neden olabilir. Aynı zamanda bir çok hastalıklara da yo Gebelikte Kanda Mikrop Çıkması, gebelikte %10 civarı bayanda rastlanılan bir durumdur. Hem hamileliği hemde bebeği büyük derece de etkiler. Gebelikte bebek ölümlerine kadar neden olabilir. Aynı zamanda bir çok hastalıklara da yol açabilir. Gebelikten önce de vücuda girmiş olan mikroplar, hamilelik esnasında daha çok artıp, kendini hamilelik sırasında açığa çıkarabilir. Anne karnındaki bebek, eşi sayesinde bir çok mikrobik olaylardan ve mikroplardan korunur. Bebeğin içinde yaşadığı sıvı da, bir çok mikropları hem öldüren hemde üremelerini durduran bir yapıya sahiptir. Bu koruyucuların görevleri bebek 8-10 haftalıkken başlar. Fakat bu kadar koruyucuya rağmen, bebeğin mikroplardan korunması bazen mümkün olmayabilir. Anne karnındaki bebek, günden güne büyümeye çalışırken böyle mikroplarla karşılaşması pek de iyi olmayabiliyor. Erken yada geç gebeliklerde bebeğin bu şekilde mikroplarla karşılaşması, düşüklere, erken doğumlara, doğumsal sakatlıklara, anne karnındayken büyüme geriliğine, anne karnındayken ölümlere yada yeni doğan ölümlerine sebep olabiliyor. Her ne kadar bebeğin eşi, bebeği korusa da bazı mikroplara karşı korumacı olamaya biliyor, böyle durumlarda mikrop önce bebeğin eşine oradan da direk olarak bebeğe ulaşıp ona zarar verebiliyor. Gebelikteki kanda çıkan mikroplar çok çeşitlidir. Enfeksiyonun seviyesi ve şiddeti bir çok nedene bağlıdır. Bunlar; Mikrobun cinsine, miktarına, mikrobun giriş kapısına, bebeğin kaç haftalık olduğuna, bebeğin eşinin ve sıvısının miktarına, annenin bağışıklık sisteminin ne kadar kuvvetli olduğuna bağlıdır.

Gebelikte Kanda Mikrop ÇıkmasıGebelikte Kanda Mikrop Çıkması Nedenleri Ve Belirtileri
Gebelikte kanda mikrop çıkmasının bir çok nedeni olabilir. Normalde, yaşam sıvısı olan kanımız, vücudumuzda oldukça steril halde bulunur. Kanımızda mikrop görülmesi, vücudumuzda çok uzun süre duran hastalıklardan da kaynaklanabilir, bu elbette hamilelikte bağışıklık sistemimiz biraz daha korumasız olduğu için daha fazla görülür. Bu mikroplar doktorun talep etmesi üzerine, kanda yapılan bazı testler sonucunda ortaya çıkar. Kanımızdaki mikrop zatürre, menenjit gibi hastalıklar sonucunda da ortaya çıkabilir. Bazı ameliyatlar sonucunda da kanımıza mikrop karışması olasıdır. Pis olarak yıkamadan yediğimiz yiyeceklerden, içtiğimiz suyun içinde olan mikroplarda direk kanımıza karışabilmektedir. En çok steril olması gereken yerlerimizden biriside ellerimizdir, ellerimizden de çok rahatlıkla kana mikrop karışması olasıdır. Uzun süreli hastalıkların yanı sıra, genellikle ayakta geçirdiğimiz, boğaz enfeksiyonu, grip, nezle, faranjit, idrar yolları enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar da kana karışarak, kanda mikrop çıkmasının nedenleri olabilir. Gebelikte de kanda mikrop olmasının belirtileri ise, kişinin kendini sürekli yorgun ve bitkin hissetmesi, sürekli uyku hali, aşırı halsizlik, kalp atışı hızlanması, şok geçirme durumu, deride döküntü, kaşınma, bazen ishal ve yüksek ateş gibi belirtiler verir. Bunların içinde ise en tehlikeli olanı gebelikte yüksek ateş tehlikesidir, özellikle bu gibi durumlar da bebekte kalıcı sakatlık gözlenebiliyor. 

Gebelikte Kanda Mikrop Çıkması Tedavisi
Yukarıda saydığımız şikayetlerden, bir tanesi bile kişide fark ediliyorsa, gerek bebeğin gerekse annenin sağlığı için, mutlaka en kısa zamanda bir doktora başvurulması gerekmektedir. Öncelikle bu şikayetlerle bir doktora başvurduğunuzda, doktorun ilk işi bir kan tahlili istemek olacaktır. Kan tahlilinin sonucuna göre, mikrobun ne seviyeye çıktığı, mikrobun hangi mikrop olduğu ortaya çıkacaktır. Doktor bunun sonucuna göre, özellikle hamilelikte her ne kadar antibiyotik yasak olsa bile, daha düşük dozda yada, akşam yarım, sabah yarım olmak üzere antibiyotik tedavisine başlayacaktır. Bu antibiyotik tedavisinin yanı sıra deride döküntü gibi şikayetleriniz varsa, buna uygun olarak merhem ve pomatta yazabilir. Mide Mikrobu Diyeti https://www.mikrop.gen.tr/mide-mikrobu-diyeti.html Thu, 06 Dec 2018 12:30:30 +0000 Mide mikrobu diyeti, mide mikrobu dediğimiz helicobacter pylori denilen bakteridir. Bu bakteri sindirim sisteminde ülser oluşmasına neden olur. İleri aşamada mide kanseri ve lenfoma oluşmasına yol açabilir. Mide mikrobu varlığında, Mide mikrobu diyeti, mide mikrobu dediğimiz helicobacter pylori denilen bakteridir. Bu bakteri sindirim sisteminde ülser oluşmasına neden olur. İleri aşamada mide kanseri ve lenfoma oluşmasına yol açabilir. Mide mikrobu varlığında, aşırı geğirme, şişkinlik, mide ağrısı, siyah dışkılama, yorgunluk, üst karın bölgesinde yanma ve ağrı gibi etkiler olur. Aynı zamanda yemek az yense bile doygunluk hissi oluşur. Belirtilerin çoğu yemekten sonra etkili olmaya başlar. Etkilenen kişiler sabahları karın ağrısı çekebilir. Mide mikrobunun mideye, sindirim kanalına girmesinden sonra, midenin mukozasından iç dokulara yerleşmesi kaçınılmazdır. Bu durumda mide mikrobu yıllarca sessiz kalarak belirti vermeyebilir. Mide mikrobu diyeti mideyi rahatlatan, mide mikrobunun neden olduğu yakınmaları azaltan bir önlemdir.

Mide mikrobunun kişileri nasıl etkilediği tam olarak bilinmemektedir. Ancak tükürük salgısı, dışkı, kişisel temizliğe önem vermeme gibi etkenler bundan sorumlu olabilir. Mide mikrobu bulunan kişiyle aynı yerde yaşama, sıcak su kullanımının az olması, kalabalık evde yaşam sürme gibi faktörler kişileri daha riskli konuma getirir.

Mide mikrobundan kurtulmak için öncelikle antibiyotik tedavisinin ihmal edilmemesi gerekir. Midede asit oluşturan besinlerin azaltılması, gerekirse bunun ilaçlarla desteklenmesi gerekir. Bunun dışında mide mikrobu diyeti uygulanması, alkolden uzak durma, sigara içmeme gibi yaşam tarzı değişimleri de mide mikrobundan kurtulmak için faydalı olur. Özellikle ülser yakınmasına yol açan mide mikrobun da mutlaka diyet yapılmalıdır. Bu etken mide mikrobunun belirtilerinin azaltılmasında oldukça etkili olur. Daha ileri aşamalarda yani mide mikrobunun mide kanseri gibi ciddi sorunlara neden olması halinde, tıbbi tedavi gerektiği gibi uygulanmalıdır.

Mide Mikrobu DiyetiMide mikrobu diyetinde nelere dikkat edilmelidir

Diyet sırasında mide asidini tetikleyecek kuru fasulye, nohut gibi gaz yapıcı besinler, yağda yumurta, tulum peyniri, turşu, sarımsak, çiğ domates, kızartma, yağlı besinler, limon tuzu, acılı baharatlar, nane, turunçgiller, sakatatlar, pastırma, sosis, sucuk gibi besinler tüketilmemelidir.

Bu yiyeceklerin dışında meyve çayları, salep, limonata, meyveli süt, yeşil fasulye, lahana, brokoli, ananas, ızgara etler, tavuk, tahıllı ve kepekli ekmek çeşitleri, balık, elma, muz, şeftali gibi meyveler, haşlanmış yumurta, makarna, sütlü tatlılar, pirinç, pişmiş sebzeler, kimyon, kekik gibi baharatlar, zeytin, beyaz peynir gibi yiyecekler tüketilebilir. Mide mikrobu diyetinde yemek listesi bunlara uygun şekilde hazırlanmalıdır.

Mide mikrobu diyeti örnek yemek listesi

Sabah kahvaltısı: 1 dilim beyaz peynir, 2 dilim tahıllı ekmek, 1 adet haşlanmış yumurta, 1 fincan şekersiz açık çay, 2-3 siyah zeytin

Ara öğün: 2 adet grissini, 1 adet elma

Öğle yemeği: Haşlama ya da ızgara olarak pişirilen derisiz tavuk eti, 1 dilim kepekli ekmek, 1 kase salata, 4 yemek kaşığı sebze yemeği

Ara öğün: 2 adet grissini, 1 dilim az yağlı beyaz peynir, 1 fincan yeşil çay

Akşam yemeği: 6-7 yemek kaşığı az yağlı etle pişen sebze yemeği, 1 dilim yulaflı ekmek, 1 kase kaymaksız yoğurt

Yatmadan önce: 2 adet ceviz içi, 1 fincan bitki çayı, 2 adet kuru kayısı

Mide mikrobu diyeti midenin rahatlatılmasını, mikrobun neden olduğu etkilerin azaltılmasını sağlar. Bunun yanında tıbbi tedavinin de aksatılmaması gerekir. Diyet listesinde sakıncalı olan yiyecekler olmamalıdır.
]]>
Sıtma Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/sitma-mikrobu.html Fri, 07 Dec 2018 08:03:22 +0000 Sıtma Mikrobu, Ciddi hastalıklara neden olan sıtma mikrobu yüzünden Asya ve Afrika da binlerce insanın 18. ve 19. yüzyılda ölmesine neden olan ciddi bir hastalık türüdür. Sıtma mikrobunun oluşmasında dişi anofel cinsi sivrisi Sıtma Mikrobu, Ciddi hastalıklara neden olan sıtma mikrobu yüzünden Asya ve Afrika da binlerce insanın 18. ve 19. yüzyılda ölmesine neden olan ciddi bir hastalık türüdür. Sıtma mikrobunun oluşmasında dişi anofel cinsi sivrisineğin ısırması ile bulaşan bir hastalık türüdür. Diş anofel cinsi sineğin ısırığı yüzünden oluşan bu hastalık yüksek ateşlenmelere neden olan nöbetler halinde olan bir hastalık türüdür. Bilim insanlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda bu hastalığın tedavisi mümkün hale gelmiştir. Sıtma mikrobu tedavisi oldukça kolay olan bir hastalıktır. Dünya üzerinde 200 milyondan fazla bu hastalığa yakalandığı tespit edilmiştir. Özellikle Afrika ve Asya dişi anofel cinsi sineğin fazlalığı nedeniyle bu rahatsızlık çok fazla görülmektedir. Ülkemizde çoğunlukla anofel cinsi sivri sinek açık alanlarda görülmektedir. Çoğunlukla Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgesinde bu rahatsızlık türü fazlasıyla görülmektedir. Sıtma mikrobunun yayıldığı alanlarla sivri sineklerin kolay ürediği ve barındığı kesinler olup bu hastalığın ana vatanı mahiyetindedir. Bu hastalık teşhisi halinde tedavi edilmemesi halinde ölümcül olabilmektedir. Sıtma mikrobunu taşıyan dişi sivrisinek en büyük taşıyıcısı olup ve beslenme alanı olan insanlara bu mikrop vücuduna aktarılır. İnsan vücuduna aşıladığı bu sıtma mikrobu vücutta kısa süre içerisinde yayılır. Ancak bu sinek türü nemli ve sıcak olan bölgelerde insanlara zarar verdiği sıklıkla görülmüştür. 

Sıtma MikrobuSıtma Mikrobu Hastalığı Belirtisi ve Korunma Yolları

Sıtma mikrobu rahatsızlığı insanlar üzerinde farklı şekillerde görülmekle birlikte belirli ve gözle görülür şekildedir. Uzun süreli geçirilen nöbetler ile birlikte yüksek ateş şeklinde bu rahatsızlık kendisini göstermektedir. Hastanın vücuduna sıtma mikrobu yerleşmesi halinde kişide yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve kansızlık gibi belirtiler ile ilerlemektedir. Zamanla bu hastalık ilerleyerek yüksek ateş gittikçe kendisini belli eder. Titreme ve nöbetler halinde uzun süreli rahatsızlıklar devam edilir. Hastalığın görüldüğü insanlarda zamanla titreme ve nöbetler artar ve nabızda yükselmeler gözükerek hastanın sinirli tavırları devam edecektir. Bu dönemden sonra kişinin iştahı kesilir ve solunumda güçlükler baş gösterir. Hastalıktan korunmak için ise sivri sineklerin üreme dönemlerinde bir kısım önlemler alınır. Bunun için sivri sineklerin üreme dönemlerinde çoğalmaları engellemek amacıyla bölgesel olarak ilaçlama yollarına gidilebilinir. Fakat bu çözüm kısa sürelidir. Bu hastalıktan korunmak amacıyla öncelikle sivri sineğin vücut üzerine zararlı maddeleri enjekte etmesini engellemek amacıyla krem ya da spreyler püskürterek hastalıktan korunma sağlanır. 

Sıtma Mikronun Vücuda Enjekte Yöntemi

Anofel cinsi sivri sinek özellikle yaz aylarında insanların vücuduna yapışması halinde, insanın yumuşak dokusuna yapışarak kişi için zararlı olan maddeleri vücuda enjekte eder. Bu enjekte işlemi sırasında kişinin kanını çekerek besinini sağlar. Ancak bu enjekte ile kişinin hastalanmasını sağlayan virüs ve bakterilerin kişinin vücuduna yayılmasını sağlar. Zaman içerisinde vücutta çoğalması sağlanan bu virüs türü kişinin sağlığının bozulmasına neden olacak etkiler oluşturmaktadır. 

Sıtma Mikrobu Tedavi Yöntemleri

Sıtma mikrobunun ciddi anlamda ölümlere neden olması nedeniyle bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar neticesinde uygun ilaç tedavi yöntemi belirlenmiştir. Özellikle sağlık ocaklarında ücretsiz olarak tedarik edilen ilaç dispanserler de temin edilmektedir. Bulunan bu ilaçlar sayesinde koruyucu etki sağlanarak tedavi sağlanmış olunur. İlaç dozu hastanın durumuna göre uygun dozlar uygulanarak verilmektedir. Sıtma hastalığı çoğunlukla Asya ve Afrika ülkelerine yapılan geziler sonrasında insanlara bulaştığı görülmüştür. Ancak bu hastalık türü]]> Hastane Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/hastane-mikrobu.html Sat, 08 Dec 2018 02:18:48 +0000 Hastane mikrobu, günümüzde oldukça tehlikeli sonuçlara neden olmaktadır. Bu mikroptan ölenlerin satısı giderek artmaktadır. Ameliyat olma, doğum yapma, kanser gibi hastalıkların tedavisi gibi nedenlerle hastaneye gidenlerin kaptı Hastane mikrobu, günümüzde oldukça tehlikeli sonuçlara neden olmaktadır. Bu mikroptan ölenlerin satısı giderek artmaktadır. Ameliyat olma, doğum yapma, kanser gibi hastalıkların tedavisi gibi nedenlerle hastaneye gidenlerin kaptığı mikrop nedeniyle hastalar uzun süre yoğun bakımda kalmakta, yaşamını kaybetmektedir. Hastane mikrobu her yerde rastladığımız mikroplardan farklı değildir. Ancak bu mikropların özellikleri arasında antibiyotiklere karşı daha dirençli olması onları daha tehlikeli hale getirmektedir. Çünkü hastanelerde antibiyotikler oldukça fazla oranda kullanılmaktadır. Burada antibiyotiklere duyarlı olanlar ölmekte, aralarında dirençli olan mikroplar ise seçime uğrayarak canlı kalıyorlar. Bu yüzden hastane mikropları dirençli hale geliyor. Bu yüzden tedavileri güçleşiyor, hatta olanaksız hale geliyor. Hastane mikrobunun hastaları etkisi altına alma sebebi, hastanedeki personelin temizliğe yeterince dikkat etmemesidir. Bir hastada olan mikrop, başka bir hastaya ona bakan personelin eli aracılıyla yayılmaktadır. Sağlı personellerinin hastalarla ilgilendikten sonra, hemen ellerini antiseptikli solüsyonlarla sterilize etmesi gerekir. Bunu her hastadan sonra yapmaları gerekir. Bu durum sağlık personeli açısından da risktir. Hastalardan kaptıkları hastane mikrobu nedeniyle kendileri de bundan etkilenmektedir.

Hastane MikrobuHastane mikrobu nasıl bulaşır, korunma yolları nelerdir
  • Hastanelerde hasta sayısının fazla olması, hastaların yakın yatması, ziyaretçilerin kalabalık olması mikrobun yayılmasındaki en önemli etkenlerdir. Hastane mikrobuna karşı en önemli tedbir temizliğe dikkat edilmesidir. Sağlık personeli sayısının arttırılması, hastalar ve personel arasındaki yoğunluğun azaltılması gerekir. Bu mikrobun bebeklerde ve ağır hasta olanlarda daha etkili olması, bu kişilerin vücut direncinin az olması nedeninden kaynaklanır. Bu yüzden özellikle yeni doğan servisinde görevli personel eğitimli olmalıdır. Hastane mikrobuna karşı alınacak önlemler ise;
  • Gerekmediği sürece gündelik yaşamda antibiyotik tüketilmemelidir. Buna dikkat edilmediği takdirde, hastane mikrobuna, enfeksiyonuna yatkınlık artmaktadır.
  • Gidilen hastanede enfeksiyon kontrol bölümünün olup olmadığı öğrenilmelidir
  • Muayene olanlar öncelikle doktorun, hemşire ve diğer personelin ellerini temizlediğine dikkat edilmelidir
  • En iyi kabul edilen hastanelerde bile % 3-10 oranında hastane mikrobu görülme olasılığı vardır. Bu nedenle tedbirlerin alınması faydalıdır. Personel temizliğine çok dikkat edilmelidir.
  • Doğum açısından erken doğum riski taşıyorsanız, mutlaka yeni doğan ünitesi olan hastaneler tercih edilmelidir
  • Yoğun, kalabalık hastaneler yerine, hasta sayısı az olan hastaneler tercih edilmelidir
  • Hastaneye gidileceği zaman eller antiseptik solüsyonla temizlenmeli, en azından sabunla yıkanmalıdır.
  • Hastanelerde hastalarla temas mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Hastanede hastaya mikrop bulaştırma riski olduğu kadar, hastanın da ziyaretçilere mikrop bulaştırma riski vardır.
  • Hastanelerde tuvaletlere, atık kutulara temasta çok dikkat edilmelidir. Hastane mikrobunun en yoğun olduğu yerler arasında bunlar vardır.
  • Hastanelerde tahlil yapılan laboratuvarlara girmekten kaçınılmalıdır. Buralara sadece ilgili kişiler girmelidir.
Hastane mikrobuna karşı hastanelerin çoğunda yaklaşık 3 ayda bir toplanan enfeksiyon komitesi alınan ve alınacak önlemler hakkında değerlendirme yapar. Bunun yanında hastaların, ziyaretçilerin ve personelinde gereken önlemleri alması hastane mikrobundan korunmaya yardımcı olur.
]]>
Bağırsakta Mikrop Belirtileri https://www.mikrop.gen.tr/bagirsakta-mikrop-belirtileri.html Sat, 08 Dec 2018 02:38:59 +0000 Bağırsakta mikrop belirtileri, meydana geldiği zaman kişilerde çok ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olan durumlardır. Genellikle çocuklarda görülen sorunlardan biri olsa bile yetişkinlerde de günümüzde çok sık karşı Bağırsakta mikrop belirtileri, meydana geldiği zaman kişilerde çok ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olan durumlardır. Genellikle çocuklarda görülen sorunlardan biri olsa bile yetişkinlerde de günümüzde çok sık karşılaşılmaktadır. Çok çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bağırsak mikropları, gün geçtikçe daha faza belirti verecektir. Çünkü mikrobik hastalıkların birçoğunda olduğu gibi bağırsakta mikrop sorununda da insanlarda sorun kendiliğinden çok daha geç iyileşir. Yani bağırsakta mikrop belirtileri için gerekli olan tedaviler yapılmadığı zaman bu sorun hızlı bir şekilde ilerleyerek beklenmeyen belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Bağırsak içerisinde genellikle virüsler, bakteriler, mantarlar ve en önemlisi de parazitler mikropların meydana gelmesine neden olur. Bu mikroplar ise, müdahale edilmediği zaman ciddi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olarak kişileri normal yaşamlarından alıkoyar. Üstelik bu belirtilerin ortaya çıkmasına rağmen hala kişiler bir tedavi olmamışsa, sorun daha da büyük hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Özellikle bağışıklık sistemi yetişkinlerin dörtte biri kadar olan çocuklar, bu hastalıklardan çok daha çabuk bir şekilde etkilenebilir.

Bağırsakta Mikrop BelirtileriBağırsakta mikrop belirtileri,

Şişkinlik: Bağırsakta mikrop, sadece insanlarda değil aynı zamanda birçok hayvanda da ilk olarak şişkinlik yaparak belirtiler göstermeye başlar. Hastalığın ilerlemesine bağlı olarak şişkinlik durumu da hızlı bir şekilde artmaktadır. Şişkinliğe neden olan bağırsakta mikrop sorunları, kişilerde ciddi bir şekilde şişme sorununa neden olacağı için bu belirti, tarafınızdan çok kolay bir şekilde hissedilecektir. Şişkinlik sorunlarıyla birlikte aşırı bir iştahsızlık görülebilir. Bu durum şişkinlikle muhtemel bir olaydır.

Kanama: Günümüzde insanlarda karşılaşılan bazı bağırsakta mikrop belirtileri, bağırsak içerisinde enflamasyonlara neden olarak bazı organlarda kanamaların meydana gelmesine neden olmaktadır. Bu kanamalar aynı zamanda kişilerde zayıflık, halsizlik ve sürekli bir hastalık hissine neden olacağı için yine şişkinlik belirtisinde olduğu gibi insanlarda açık bir şekilde belli olacaktır. Bu durum çocuklarda görüldüğünde anlaşılması biraz daha güç olabilir.  
Bulantı ve kusma: Bağırsakta mikrop belirtileri arasında bu belirti, genellikle ilerlemiş olan hastalıklar için geçerlidir. Yani bağırsaktaki mikropların artması durumunda bulantı ve kusma sorunları meydana gelmektedir. Aksi durumlarda bu belirti kişilerde görülmez. Fakat bazı insanlarda bağışıklık sistemi aşırı zayıf olduğu için daha hastalık ilerlemeden bağırsak mikrobunun bu belirtisi ortaya çıkmaktadır. 

Dışkı görüntüsünde farklılık: İnsanlarda meydana gelen bağırsak mikropları, birçok zaman dışkının da farklılaşmasına neden olmaktadır. Genellikle mikroplardan etkilenmiş olan dışkılarda sulu ve parçalar bulunan bir dışkı ortaya çıkmaktadır. Bazı insanlarda da dışkılar mukusumsu bir hal alarak kendisini ortaya çıkarmaktadır. Bağırsakta mikrop belirtileri içerisinde diğer belirtilerle birlikte bu belirtinin de görülmesi durumunda sorunun anlaşılması kolaylaşır. 

Kabızlık ya da ishal: Bu belirti, bağırsak mikrobu sorununda en sık görülen belirtidir. Genellikle enfeksiyonun türüne bağlı olarak gelişen bu durumlar, bazen karın ağrılarına bile neden olabilmektedir. Özellikle kabız olan insanlarda karın ağrısı, çok şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Bu durumlarda yapılması gereken en önemli şeylerden biri acilen tedavi olmaktır. 

Bağırsakta ağrı: Mikroplar ilerledikçe bağırsakta mikrop belirtileri arasında yer alan ağrılar da artacaktır. Bu ağrılar, özellikle mikrobun dokulara vermiş olduğu zararlardan kaynaklandığı için her tedavisiz geçen gün için çok daha fazla ağrılar oluşacaktır. Bu nedenle sizlerde geciktirmed]]> Beta Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/beta-mikrobu.html Sat, 08 Dec 2018 21:14:37 +0000 Beta mikrobu, birçok zaman çocukları etkisi altına alan bir virüstür. Günümüzde yetişen çocukların birçoğu, yetersiz bakımdan ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan bağışıklık sistemi zayıflığı yaşamaktadır. Bağışıkl Beta mikrobu, birçok zaman çocukları etkisi altına alan bir virüstür. Günümüzde yetişen çocukların birçoğu, yetersiz bakımdan ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan bağışıklık sistemi zayıflığı yaşamaktadır. Bağışıklık sisteminin zayıf olmasına bağlı olarak birçok çocuk, bu gibi mikroplardan etkilenerek zarar görmektedir. Beta mikrobu, son derece ciddi bir mikroptur ve insan vücuduna bulaştıktan sonra tedavisi oldukça zordur. Bu mikrop, tedavi edilse bile uzun süreler boyunca etkilerini ortadan kaldırmaz. Üstelik tedavi sürecinde beta mikrobu, ortadan kalkmış gibi görünerek tam "geçti" derken tekrar etkilerini ortaya çıkarır. Bu durum ise çocuğun ailesine ikinci bir şok olur. Beta mikrobu, başta çocuklar olmak üzere insanlarda boğaz bölgesine yerleşerek etkiler ortaya çıkaran hain bir mikroptur. Tıbbi olarak bile doktorların zorlanmasına neden olan bu mikrop, tedavi edilmediği sürece daha da artarak kişilere zarar verecektir. Bu nedenle ne kadar erken tedavi yapılırsa o kadar büyük karlar elde edilir. Beta mikrobunun bilimsel adı ise "Beta Hemolitik Stroktokok" olarak bilinmektedir. Bu virüs, insanlarda çok büyük belirtilere neden olmaktadır. Bu hastalığın göstermiş olduğu belirtiler, direk olarak kişilerde problemlerin ortaya çıkmasına neden olarak kişilere zarar verir. Genellikle okul öncesi çocukluk dönemlerinde görülen bu sorun genel olarak bakteri kaynaklı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu hastalığın en büyük belirtisi boğaz ağrısı olduğu için ilk başta basit bir bademcik ağrısı olarak görülebilir. Bu nedenle birçok aile beta mikrobunu ciddiye almaz. Bu durumda sorun hızla büyür. 

Beta mikrobuna müdahale edilmediği zaman sorun hızlı bir şekilde ilerler. Bu durumda beta mikrobunun etkileri kişilerde zarar verici bir nitelikte olduğu için problemlere neden olur. Müdahale edilmeyen bu mikrop, çok kısa bir zaman sonra kişilerde böbrek iltihabı ve bazı kalp hastalıkları gibi önemli sorunlara neden olur. Bu durum nedeniyle ne kadar erken teşhis yapılırsa bu hastalık o kadar kolay ve ucuz bir şekilde atlatılır. 

Beta MikrobuBeta mikrobu ne gibi belirtilere neden olur
  • Beta mikrobu, insanlarda ilk olarak boğaz ağrısı olarak ortaya çıkmaktadır. Kişiler yutkunmaları sırasında çok büyük zorluklar çekerek bu ağrılara maruz kalırlar. Bu ağrılar bademcik ağrısıyla birebir aynıdır. Sorunun çocuklarda görülmesi nedeniyle bu durum direk olarak bademcik ağrısı olarak düşünülür.
  • Bir diğer belirti ise mide bulantısı sorunlarıdır. Meydana gelen mide bulantıları, boğaz ve çevresinde bulunan beta mikrobunun artışına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle mide bulantısı görülen hastalarda beta mikrobu çoğalmış olduğu anlaşılabilir. 
  • Boğaz bölgesinde görülen şişlikler, beta mikrobunun etkilerinden biridir. Şişlikler tedaviler yapılmadığı sürece gittikçe artabilir ve aynı zamanda yutkunmayı engelleyebilir. 
  • Bunların yanı sıra hemen hemen her beta mikrobu etkisi altında kalan insanda görülen belirti ise yüksek ateş belirtisidir. Meydana gelen yüksek ateş problemlerinde kişilerde müdahaleler gerçekleştirilmediği zaman havale riski artar. Özellikle hastalığın genellikle çocukları etkilemesi nedeniyle bu risk biraz daha fazladır. 
Beta mikrobundan korunmak için:

Bu mikrop, bulaşıcı bir özellik göstermektedir. Yani insanlar arasında sürekli olarak bulaşıcı bir özellik gösterir. Bu nedenle beta mikrobu olan ya da bu mikrobun varlığından şüphe duyulan kişilerin yanına yaklaşmamalıyız. Özellikle kış aylarında aşırı soğuklardan korunmamız bizleri bu mikroplardan koruyacaktır. Bunun yanı sıra okul, sinema, otobüs ve bunlara benzer diğer toplumsal alanlarda çok fazla bulunmamak ya da önlem alınarak bulunmak başta beta mikrobu olmak üzere diğer birçok sorundan bizleri koruyacaktır. 
]]>
Karaciğerde Mikrop https://www.mikrop.gen.tr/karacigerde-mikrop.html Sun, 09 Dec 2018 04:29:25 +0000 Karaciğerde mikrop, Karaciğer organımız diyaframın hemen altında sağ tarafta olan, yaklaşık olarak iki kilo ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Organlarımız içerisinde kendini yenileyenler arasındadır Karaciğerde mikrop, Karaciğer organımız diyaframın hemen altında sağ tarafta olan, yaklaşık olarak iki kilo ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Organlarımız içerisinde kendini yenileyenler arasındadır. Vücudun yaşaması için gereken bir çok kimyasal olay burada meydana gelir. Karaciğerin görevleri arasında günde bir insan vücudu için gereken ortalama dört su bardağı kadar safra salgılar. vücutta şeker yağ ve protein metabolizmasını düzenleyen karaciğer vücudun ısısını ayarlayan organdır. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri sağlar. Bedenimiz için gereken kan yapımını üstlenen karaciğer yağ şeker ve proteinleri depolayarak kan yapımı için gereken maddeleri vücutta toplar. Vücuttaki kan miktarını ayarlar. karaciğerde bir çok hastalık meydana gelebilir.  

Bunların başında;
  • Karaciğer yetmezliği,
  • Siroz,
  • Safra kesesi iltihabı,
  • Karaciğer iltihaplanması ve safra kesesi taşı gelir.
Karaciğer hastalıklarının özellikleri birbirine benzerlik gösterir bunların başlıcaları, göz akının sararması, cilt renginin sararması, yüzde ve ellerde oluşan lekeler, ileride derecede hazımsızlık, sabahları yapılan idrar renginde koyu sarı yada kırmızıya çalan bir renk, nefeste koku, el ve ayaklarda şişlik gibi belirtileri vardır. 

Karaciğerde MikropHastalık iki şekilde kendisini gösterir.
  • Akut hepatit: Yeni hepatit hastalığı başlangıcı demektir.
  • Kronik hepatit: Hepatit hastalığının altı aydan uzun bir süredir var olduğunu gösterir. 
Akut ve kronik hepatitin nedenleri;
  • Karaciğerin hasara ve tahribe uğraması,
  • Virüs enfeksiyonu (viral yani cinsel yolla bulaşan A-B-C-D veya E hepatiti
  • İlaç kullanımında doz aşımlarının sebep olması,
  • Ağır kimyasal maddelere sürekli maruz kalmak,
  • Yoğun alkol alımı,
  • İnsan vücudunun kendi dokularına saldırması,
  • Metabolik rahatsızlıklar,
  • Tuberkiloz gibi hastalıklarda kullanılan ilaçların etkisi, akut yada kronik hepatite sebep olabilir. 
Karaciğerdeki semptomların başında öncelikle gribal belirtilerin akut hepatitte yüksek olması ilerleyen ve kronik hepatit geçtiğinde hafiflemesi, gibi semptomları olan hastalığın diğer belirtileri ise;
  • Mide bulantısı,
  • Kusma,
  • Sarılık,
  • İştah kaybı,
  • Yüksek ateş,
  • Kas ağrısı,
  • Eklemlerde ağrılar,
  • Karın bölgesinde sıvı birikmesi,
  • Dalak büyümesi gibi belirtileri vardır.
Karaciğer mikrobunun tanısı ve tedavisi;

Karaciğer mikrobunu, tanılama için en başta uygulanacak yöntemlerden birisi laboratuvar testleridir. Kandan ve idrardan yapılacak testlerdir. Karaciğer çalışmasını kontrol edecek spesifik testler yada enflamasyon, siroz ve skarlaşma testleri yapılır. Tanı konulduktan sonra ise tedavi sürecine hemen geçilmelidir. Seviyesinin belirlenmesi ile karaciğer mikrobunun bu organa vereceği tahribatın önüne geçilerek gereken ilaç tedavisine hekimin belirlediği şekilde başlanmalıdır. Akut viral hepatit hastalığını geçirmiş kişilerin ileride hepatit B ve C olma olasılığı yüksektir. Bu durumda taşıyıcı olma olasılığı vardır. Tedavide uygulanacak yöntemler içerisinde antiviral ajanlar, kortikosteroidler, alkolün bırakılması, ve bazı düzenli kullanılan ilaçların bırakılması gerekir. 

Viral yolla bulaşan hepatitlerde ise en önemli işlem hijyenik bir ortamda yaşamaktır. Diğer yöntemler ise, aşılama kan nakli veya antikor hazırlama olabilir. 

Karaciğer mikrobunun bulaşma şekillerinin başında;
  • Korunmasız cinsel ilişki,
  • Damardan uygulanan intravenöz ilaç kullanımı,
  • Diyaliz,
  • Cerrahi müdahale veya diş müdahaleleri,
  • Ailede hepatit B ve C mikrobunu]]> Çocuklarda Kanda Mikrop https://www.mikrop.gen.tr/cocuklarda-kanda-mikrop.html Sun, 09 Dec 2018 11:26:23 +0000 Çocuklarda kanda mikrop, aslında yetişkinlere göre çok daha sık karşılaşılan bir durumdur. Bunun nedeni olarak ise çocukların vücudundaki bağışıklığın, yetişkinlere göre çok daha zayıf olmasıdır diyebiliriz. Çocuklar Çocuklarda kanda mikrop, aslında yetişkinlere göre çok daha sık karşılaşılan bir durumdur. Bunun nedeni olarak ise çocukların vücudundaki bağışıklığın, yetişkinlere göre çok daha zayıf olmasıdır diyebiliriz. Çocuklar, oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Bu nedenle birçok hastalık çocukları yetişkinlerden daha önce hedef alır. Kanda mikrop hastalığı da bu hastalıklar arasında yer almaktadır. Çocuklarda kanda mikrop hastalığıyla kan zehirlenmesi hastalığı tamamen aynı hastalıklardır. Yani bu iki durum da aynı nedenlere bağlı olarak hastalık belirtilerine neden olur. Çocuklarda kanda mikrop sorunu, birçok zaman fark edilmese bile aslında en sık karşılaşılan durumlardan biridir. Genellikle vücuttaki herhangi bir bölgede oluşan mikrobik enfeksiyonlardan kaynaklanan kandaki mikrop, tedavi edilmediği sürece daha da artarak çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir. Çocuklarda kanda mikrop sorunu nedeniyle kan içerisinde birçok zararlı bakteri birikir. Biriken bakteriler ise zamanla belli bir organ üzerinde çoğalarak kanser riskini meydana getirir. Fakat belirtmek isterim ki günümüzde çocuklarda görülen kanda mikrop probleminde ihmaller gerçekleştirilmediği sürece herhangi bir hastalık ortaya çıkmamaktadır. Yani böyle bir hastalık söz konusu olması durumunda en kısa zamanda tedavileri yaptırarak çocuklarınızın zorlanmasını ve bu sorundan etkilenmesini önleyebilirsiniz. 

    Çocuklarda kanda mikrop hastalığının asıl adı "Septisemi" olarak adlandırılmaktadır. Bu hastalık, çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de sık karşılaşılmaktadır. Bu hastalık ile birlikte kan içerisindeki mikrop miktarı aşırı bir hal aldığında çok büyük belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler, açık bir şekilde ortaya çıktığı için kişiler hastalığın farkına kolay bir şekilde varabilirler. 

    Çocuklarda Kanda MikropBelirtileri nelerdir
    • Çocuklarda kanda mikrop sorunuyla birlikte ilk görülebilecek belirti, sürekli yüksek ateş probleminin olmasıdır. Bu problem, kişilerde kan içerisindeki mikrop miktarı fazlaysa meydana gelen yüksek ateş problemi de artacaktır. Bu belirtinin şiddeti aynı zamanda çocuğun yaşına bağlı olarak da artabilmektedir. 
    • Bir diğer belirti ise hızlı kalp atışıdır. Bu durum genellikle çocuklarda kanda mikrop sorununun ilerlemesi durumunda meydana gelmektedir. Eğer kandaki mikrop sorununa rağmen herhangi bir müdahale edilmemişse bu gibi bir belirtiyle karşı karşıya kalınabilir. 
    • Müdahalelerin geciktirilmesi durumunda meydana gelebilecek bir diğer belirti ise insanlarda şok geçirme durumlarının meydana gelmesidir. Bu problem özellikle yaşı çok küçük olan çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Yani bebeklik döneminden yeni çıkmış olan çocuklarda şok geçirme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. 
    • Sürekli olarak çocuğun halsiz ve yorgun olması. Bu durum çocuğunuzun sürekli olarak yatmasına neden olacaktır. Yani yorgunluk derecesi bu kadar fazla olacaktır.
    Çocuklarda kanda mikrop nedenleri

    Akciğer enfeksiyonu: Meydana gelen akciğer enfeksiyonları durumunda bu sorunlar direk olarak kana enfeksiyonların geçmesine ve bu şekilde mikropların yayılmasına neden olmaktadır. Özellikle kış aylarında ortaya çıkan soğuk algınlıkları durumunda karşılaşılmaktadır.
    Bağırsak iltihapları: Çocuklarda bu duruma neden olan en küçük neden bağırsak iltihaplarıdır. Bu durum özellikle yetişkinlerde kanda mikroba neden olur.
    İdrar yolu enfeksiyonları: Aslında çocuklarda kanda mikrop problemine neden olan en büyük etken bu durumdur. İdrar yolu enfeksiyonları genellikle önemsenmediği iççin ya da fark edilmediği için zamanla kana mikrop bulaşmasına neden olmaktadır. 
    Apselerin zarar görmesi: Vücutta bulunan apselerin darbe alması durumunda kana hızlı bir şekilde mikrop bulaşabilir. 
    Boğaz enfeksiyonları: Bu durum yine yaygın olarak soğuk algınlığı]]> Mide Mikrobu https://www.mikrop.gen.tr/mide-mikrobu.html Mon, 10 Dec 2018 01:20:54 +0000 Mide mikrobu, midede gelişen birçok sorun ve ülser Helikobakter Pilori adlı mikrop tarafından oluşmaktadır. Bu mikrobun ülsere yol açtığını Prof. Dr. Barry Marshall keşfetmiş ve bu keşif sayesinde Nobel Tıp Ödül Mide mikrobu, midede gelişen birçok sorun ve ülser Helikobakter Pilori adlı mikrop tarafından oluşmaktadır. Bu mikrobun ülsere yol açtığını Prof. Dr. Barry Marshall keşfetmiş ve bu keşif sayesinde Nobel Tıp Ödülünü kazanmıştır. Midede gelişen bu mikrop, gastrit, ülser, dispepsi, mide kanseri ve mide lenfomasına neden olabilir. Beraberinde kansızlık, karın ağrısı ve gelişme geriliğine sebep olabilen bir mikrop türüdür.

    Mide mikrobu nedir

    Helikobakter pilori yani mide mikrobu, mide yüzeyinin kronik iltihabına ve ülserine neden olabilen bir bakteriye verilen addır. Mikrop, mide duvarına tutunarak bölgede inflamasyona neden olur. H. Pylori adındaki mikrop, spiral yapıdadır. Biyopsi için alınan örneklerde beklemeden yapılan incelemelerde mikrobun spiral yapıda, bekletilerek incelendiğinde ise küre şeklinde olduğu görülmüştür. Helikobakter pilori adlı mikrop, mide ülserlerinin %70'inden, bağırsak ülserlerinin ise %90'ından sorumludur.

    Mide mikrobu, ülser hastalığının en önemli nedenidir. Ayrıca bazı mide kanserlerinin de gelişiminde risk faktörüdür. Mide mikrobu, midede kalıcı kronik enfeksiyon ve kalıcı kronik gastrite neden olabilir. Yapılan araştırmalar mide mikrobu olan kişilerin diğer kişilere oranla mide kanserine yakalanma olasılığının 4 kat fazla olduğunu göstermektedir.

    Mide mikrobu belirtileri

    Çoğu kişide mide mikrobu oluşsa bile kişide herhangi bir belirti gelişmeyebilir. Bazı kişilerde ise mide ağrısı, ülser gibi şikayetlere yol açar. İştahsızlık, çok fazla yenmemesine rağmen hemen doygunluk hissi, şişlik, mide bulantısı, kan sayımının düşük olması, yorgunluk hissi mide mikrobu nedeniyle yaşanabilecek diğer belirtiler arasındadır.

    Mide MikrobuMide mikrobu nasıl bulaşır

    Mide mikrobunun insandan insana geçmesi mümkündür. Ancak mikrobun nasıl geçtiği tam olarak bilinmemektedir. Fekal-oral ya da oral-oral yollarla bulaştığı düşünülmektedir. Hijyenin tam olarak sağlanamaması, sebze-meyvelerin yeterince yıkanmadan tüketilmesi, ortak kullanılan özel eşyalar da mikrobun bulaşmasını kolaylaştırır. Mide mikrobu gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla daha fazla görülür.

    Mide mikrobu tanısı

    Mide mikrobunun tanısı için farklı tetkikler uygulanır. Kan testi, dışkıda antijen testi ve üre-nefes testi uygulanır. Beraberinde mideden parça alınarak incelenir. Kesin tanı için en etkili yol endoskopik incelemedir. Biyopsi alınarak mikrop incelenir. Endoskopi ile ağız yolu, yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı ayrıntılı bir şekilde incelenir. Aletin ucunda bulunan özel aletler sayesinde şüphe duyulan bölgelerden ayrı ayrı biyopsiler alınabilir. Alınan örnekler mikrobun varlığını kesin olarak belirleyebilir.

    Mide mikrobu tedavisi

    Mide mikrobu tedavisi için mide asit salgısını baskılayan bir ilaçla beraber en az 2 farklı antibiyotik beraber kullanılır. Mikrobun mideden tamamen uzaklaştırılması oldukça güçtür. Mide mikrobu bazı kişilerde herhangi bir şikayete yol açmazken bazı kişilerde ciddi şikayetlere yol açabilmektedir. Tedavide Amoksisilin ve Klaritromisinin gibi antibiyotikler kullanılır. Kullanılan ilaçlar doktorun önerdiği dozda ve sürede kullanılırsa tedavinin başarı şansı yüksektir. Tedavide hasta ve doktor uyumu oldukça önemlidir. En az 10 gün boyunca 3'lü ilaç tedavisinin aralıksız uygulanması gerekir. Kullanılan ilaçların bazı hoş olmayan yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler hakkında hasta önceden bilgilendirilmelidir. Aksi halde ilaç tedavisini yarım bırakabilir. Kullanılan ilaçların yan etkisi olarak, ağızda demir yalamış tadı, ishal, bağırsaklarda kramp gibi yan etkiler hastaya zor anlar yaşatabilir.

    ]]>
    Kanda Mikrop https://www.mikrop.gen.tr/kanda-mikrop.html Mon, 10 Dec 2018 14:09:02 +0000 Kanda mikrop; her insanda görülebilen bir hastalıktır. Kandaki mikrobun tıptaki adı Septisemi'dir. Kandaki mikrobun insan vücudundaki en büyük zararı kan zehirlemesiyle ortaya çıkar. Genellikle ortaya çıkan bu sorunlar kişilerde Kanda mikrop; her insanda görülebilen bir hastalıktır. Kandaki mikrobun tıptaki adı Septisemi'dir. Kandaki mikrobun insan vücudundaki en büyük zararı kan zehirlemesiyle ortaya çıkar. Genellikle ortaya çıkan bu sorunlar kişilerde acil müdahalelerin gerektirdiği durumlara neden olur. Bu problem laboratuvar testleriyle anlaşılabilir. Eğer bu problem geciktirilirse kandaki bu mikrop hızlıca ilerleyerek farklı organlarda hastalık oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Kanda mikrop belirtileri varsa kesinlikle tedavi olunmalıdır.

    Kandaki mikrobun oluşma sebepleri

    Günümüzde insanlarda boğaz enfeksiyonları çok sık görülmektedir. Bu durum kan üzerinde büyük etkilere neden olmaktadır ve enfeksiyonlar direk olarak kan içerisine, mikrop  bulaşmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple boğaz enfeksiyonları önemsenmesi gereken bir durumdur.
    Özellikle yetişkin insanlarda  karşılaşılan akciğer enfeksiyonlarına, kandaki mikrop sorunu en büyük nedenler arasında gösterilebilir. Çünkü bu tür enfeksiyonlar direk kanla temas ettiği için, hızlı bir şekilde kana bulaşır ve diğer organlara da zarar verebilir.
    Genellikle çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonları, müdahale edilmediğinde farklı hastalıklara sebep olmaktadır.Kişiler tedavilerini aksatmadan yapmaları gerekir.
    Vücuttaki sivilce ve apselerin bilinçli olarak patlatılması durumunda kanda mikrop oluşmasına neden olabilir. Bu sorunla karşılaşmamak için sivilceleri sıkma yada darbe yöntemi ile patlatılmamalıdır.

    Kandaki mikrop, insanlarda direk olarak yüksek ateş sorunlarını ortaya çıkarmaktadır. Sıkça yüksek ateş görülen kişilerde kandaki mikrop etkili olabilmektedir. Aynı zamanda mikroplar  insanlarda, halsizlik ve aşırı bir yorgunluk gibi durumlara neden olmaktadır. Kandaki mikrop seviyesi yükselmiş kişilerde çok büyük sorunlar oluşmaktadır. Bu kişilerde şok geçirme durumları çok büyük bir risktir.

    Kanda MikropTedavisi: 

    Genellikle iltihaplanmalar ve enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkan  bu sorunların en önemli tedavisi antibiyotiklerdir. Kişinin düzenli ve sürekli bir şekilde antibiyotik kullanması kısa sürede bu sorunu çözebilir. Fakat bu hastalık çocukta gerçekleşmişse bu sorun çok daha büyüktür. Çünkü antibiyotik çocuklarda zarar verici bir etki gösterebilir.
    ]]>